Bedellerin tüketildiği bir çağda Arif Ay, Nuri Pakdil’in putkırıcı İbrahimî yürüyüşünün kolay anlaşılmayacağını görüyordu. Yarım yüzyıla yaklaşan şahitliği onu Nuri Pakdil’in yazdıklarını şerh etmeye, açımlamaya götürdü.
Bir Yürüyüş Senfonisi ile Osmanlı Simitçiler Kasîdesi’nin her beytini Pakdil’in sanat ve niyet dünyasına girmek isteyecek nitelikli okura rehber olacak bir biçimde açtı, açıkladı. Eliot’tan Sümbülzade Vehbî’ye, Dede Korkut’tan Kierkegaard’a, putkırıcı Hz. İbrahim’den ezeli ve ebedi biricik liderimiz Hz. Muhammed’e; Kudüs’ten Paris’e, minareleriyle uyanan İstanbul’dan balı sabra dönüştüren Bitlis’e, simidin tarihinden köy çocuklarının ayran tasına, dua ve medhiyeden putperestlere karşı buğza, yeryüzü ağıdından Mekke marşına Pakdil’in simgelerle dolu dünyasının kodlarını veriyor okura.
Nuri Pakdil Usta’nın yayınlandıkça her ay okuyup kesip sakladığı ve beğenisini de Arif Ay’a sık sık tabir ettiği bu kılavuz yazılar sizi diğer bir âleme götürecek.
Haber7