ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde Ohio’da düzenlenen bir mitingde yaptığı konuşmada, İran ile olası bir savaşın “bitmeye çok yakın” olduğunu belirten çarpıcı açıklamalarda bulundu. Trump’ın bu sözleri, Washington ile Tahran arasındaki gerilimin yükseldiği ve karşılıklı adımların atıldığı bir dönemin ardından geldi.
Toledo, Ohio’daki kalabalığa hitap eden Trump, uluslararası arenadaki bu hassas konuya ilişkin iyimser bir tablo çizdi. Açıklamaları, ABD’nin İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’yi öldürmesi ve Tahran’ın buna misilleme olarak Irak’taki Amerikan üslerine füze saldırısı düzenlemesinin ardından bölgedeki tansiyonun doruk noktasına ulaştığı günlerde geldi.
ABD Başkanı Ne Söyledi?
Başkan Trump, mitingdeki konuşmasında, “İran ile savaş bitmeye çok yakın, bu iyi bir şey” ifadelerini kullandı. Bu cümle, ABD’nin en güçlü ordusuna sahip olduğunu ve hiçbir ülkenin kendileriyle eşleşemeyeceğini vurguladığı sert söylemlerinin ardından geldi. Trump, konuşmasında, Süleymani’nin “dünyanın bir numaralı teröristi” olduğunu ve ABD’nin Bağdat büyükelçiliği dahil birçok diplomatik misyona yönelik saldırılar planladığını iddia etti.
Kasım Süleymani Operasyonunun Ardından
Trump, Süleymani’nin yıllar önce ortadan kaldırılması gerektiğini savunarak, “Onu oradan çok daha önce almalıydık. Uzun zaman önce” dedi. Süleymani’nin öldürülmesinin ardından İran’ın misilleme olarak Irak’taki Erbil ve Ayn el-Esad üslerine gerçekleştirdiği füze saldırılarına da değinen Trump, bu saldırılarda hiçbir Amerikalının hayatını kaybetmediğini belirtti. Saldırılar sonrasında ABD askerlerinde hafif travmatik beyin hasarları görüldüğü ancak ciddi bir yaralanma olmadığı kaydedilmişti. Trump ise konuşmasında bu durumu “biraz baş ağrısı” olarak nitelendirdi.
Eski Yönetimlere Yönelik Eleştiriler ve ABD’nin Gücü Vurgusu
ABD Başkanı, konuşmasının büyük bir bölümünü önceki yönetimlerin dış politikalarını eleştirmeye ayırdı. Özellikle Obama yönetiminin İran’a milyarlarca dolar verdiğini ve bunun ülkenin gücünü artırdığını öne sürdü. Trump, kendi yönetiminin ABD’yi “enerji bağımsız” hale getirdiğini ve dünyanın en güçlü ordusuna sahip olduğunu vurgulayarak, ulusal güvenlik ve dış politika konularında kendi vizyonunu ortaya koydu. Ayrıca, seleflerinin dış politika yaklaşımlarının “kaos ve felaket” getirdiğini ileri sürdü.
Trump’ın bu iyimser tonu, Orta Doğu’da devam eden belirsizliklere rağmen, kendi yönetiminin İran politikalarının başarıya ulaştığına dair bir mesaj olarak yorumlandı. Ancak, bölgedeki gerilim tam olarak ortadan kalkmış değil ve uluslararası toplum, Washington ile Tahran arasındaki ilişkilerin geleceğini yakından takip etmeye devam ediyor.