Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki nükleer anlaşmayı canlandırma hedefiyle Katar’ın başkenti Doha’da yürütülen dolaylı müzakereler iki günün sonunda bir anlaşmayla sonuçlanamadı. Avrupa Birliği’nin arabuluculuğunda gerçekleşen görüşmelerde taraflar, kritik konularda uzlaşma sağlayamayarak Viyana’daki nükleer anlaşma sürecini yeniden başlatma umutlarını tazeleyemedi.
AB Dış İlişkiler Servisi Genel Sekreter Yardımcısı Enrique Mora, görüşmelerin devam edeceği yönünde bir açıklama yapsa da, ABD’li bir yetkili, Doha’da herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini açıkça belirtti. Bu durum, aylardır süregelen duraksamanın ardından anlaşmanın yeniden hayata geçirilmesi beklentilerine gölge düşürdü.
Kimler Katıldı ve Ne Oldu?
Doha’daki görüşmelere İran heyetine Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali Bakıri Kani, ABD heyetine ise İran Özel Temsilcisi Robert Malley başkanlık etti. AB yetkilisi Enrique Mora’nın arabuluculuğunda gerçekleşen bu dolaylı müzakereler, özellikle 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) olarak bilinen nükleer anlaşmanın yeniden işlerlik kazanması amacıyla düzenlenmişti.
ABD’li yetkili, Mora ile birlikte İran ile yürütülen dolaylı görüşmelerin “anlaşmaya geri dönme olasılığını değerlendirmek” amacıyla sona erdiğini ifade etti. Yetkili, AB’nin bu anlaşmayı canlandırma çabalarını takdir ettiklerini ancak İran’ın nükleer programı dışındaki konulardaki taleplerinin bir uzlaşmayı imkansız hale getirdiğini vurguladı.
Anlaşmazlığın Temel Nedenleri Nelerdi?
- Yaptırımlar: İran, ekonomi ve bankacılık sektörüne uygulanan geniş kapsamlı ABD yaptırımlarının tamamen kaldırılmasını talep ederken, ABD bu konuda bazı çekincelere sahip.
- Gelecek Garantisi: Tahran, gelecekteki bir ABD yönetiminin anlaşmadan tekrar çekilmemesi yönünde bağlayıcı garantiler isterken, Washington böyle bir garantiyi vermekte zorlanıyor. Bu talep, eski Başkan Donald Trump’ın 2018’de anlaşmadan tek taraflı çekilmesi ve İran’a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya başlamasının ardından gündeme geldi.
- Devrim Muhafızları: İran ayrıca, ABD’nin Devrim Muhafızları’nı (IRGC) “yabancı terör örgütleri” listesinden çıkarmasını istiyor. Ancak ABD, bu talebe şiddetle karşı çıkıyor ve bunu nükleer anlaşmanın kapsamı dışında bir konu olarak görüyor.
Sürecin Arka Planı ve Sonrası
2015’te imzalanan nükleer anlaşma, İran’ın nükleer programını kısıtlaması karşılığında uluslararası yaptırımların hafifletilmesini öngörüyordu. Ancak Trump yönetiminin 2018’de anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımları yeniden uygulamaya koyması, İran’ın da uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırmasına yol açmıştı. Nisan 2021’den bu yana Viyana’da sekiz tur dolaylı müzakere yapılmış, ancak bunlar da nihai bir anlaşmayla sonuçlanamamıştı.
AB arabulucusu Enrique Mora, “Viyana’ya dönmek için iki gün boyunca yoğun görüşmelerimiz oldu. Anlaşma metnini canlandırmak için ilerleme kaydedilmese de, ilerideki çalışmalar için ortak bir anlayışa ulaştık.” açıklamasını yaparak, müzakerelerin tamamen bittiği sinyalini vermedi. Mora, “yakında başka bir Avrupa başkentinde bir araya geleceğimizi” de ekleyerek gelecekteki görüşmeler için bir kapı araladı. Ancak, ABD’li yetkilinin “ilerleme kaydedilmedi” ve “İran’ın talepleri uzlaşmayı imkansız kılıyor” şeklindeki net ifadeleri, sürecin zorluğunu ve gelecekteki belirsizliği gözler önüne seriyor.