İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’nin geleceği ve iki devletli çözüm hakkındaki açıklamaları, Türk Kabinesi üyeleri arasında büyük yankı uyandırdı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan başta olmak üzere birçok bakan, Netanyahu’nun sözlerini sert bir dille eleştirerek, bu ifadelerin “işgalci zihniyetin yansıması” ve “kabul edilemez” olduğunu vurguladı.
Netanyahu, yaptığı açıklamada Hamas’ın ortadan kaldırılması halinde bile Gazze Şeridi’nin güvenlik kontrolünü İsrail’in elinde tutacağını ve Filistin Yönetimi’nin Gazze’ye dönmesine izin vermeyeceklerini belirtmişti. Bu ifadeler, uluslararası kamuoyunda iki devletli çözüm umutlarını baltalayan ve Gazze’nin geleceğine dair endişeleri artıran bir nitelik taşıyor.
Kim Ne Söyledi?
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: “Hayal Ürünü ve Sorumsuz Açıklamalar”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun sözlerine en sert tepkiyi veren isimlerden oldu. Fidan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
- “Netanyahu’nun iki devletli çözüm fikrine karşıtlığını ortaya koyan açıklamaları, hasta bir zihniyetin ürünü, sorumsuz ve tahrik edici beyanlardır. Netanyahu’nun sözleri, savaş suçlarına ve insanlığa karşı işlenen suçlara devam etme niyetini gösteren, soykırımcı bir retoriktir.”
- Fidan, uluslararası toplumun bu “işgalci ve soykırımcı retoriğe” sessiz kalmaması gerektiğini belirterek, “Türkiye, Gazze’de kalıcı barışın tek yolu olan iki devletli çözümü hayata geçirme çabalarına azimle devam edecektir” dedi.
- Bakan Fidan, Filistinlilerin kendi topraklarında hür ve bağımsız devlet kurma hakkının pazarlık konusu yapılamayacağının altını çizdi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler: “Kabul Edilemez ve Uluslararası Hukuka Aykırı”
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Netanyahu’nun açıklamalarının “uluslararası hukuka ve insani değerlere tamamen aykırı, kabul edilemez” olduğunu vurguladı. Güler, “Uluslararası toplum, Gazze’de yaşanan insanlık dramına son vermek ve bölgede barışı sağlamak için İsrail’e karşı somut adımlar atmalıdır” çağrısında bulundu. Türkiye’nin, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını desteklemeye devam edeceğini belirtti.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: “İşgal Beyannamesi”
Bakan Kacır, Netanyahu’nun açıklamalarını “İşgal beyannamesi niteliğindeki bu ifadeler, bölgedeki kalıcı barışın önündeki en büyük engelin İsrail yönetiminin işgalci ve saldırgan tutumu olduğunu bir kez daha göstermiştir” şeklinde değerlendirdi. Kacır, Filistin halkının meşru haklarına saygı gösterilmeden bölgede barışın sağlanamayacağını ifade etti.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: “Bölgeye İşgal Değil, Barış Lazım”
Bakan Uraloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Gazze’de yaşanan katliamlar ve insanlık dışı saldırılar karşısında Netanyahu’nun açıklamaları, bölgenin ihtiyaç duyduğu barış ortamını dinamitlemektedir. Bölgeye işgal değil, barış ve adalet lazımdır” dedi. Uraloğlu, uluslararası toplumu Filistin halkının yanında durmaya çağırdı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki: “Anlamsız ve Mesnetsiz”
Bakan Özhaseki, Netanyahu’nun sözlerinin “anlamsız ve mesnetsiz” olduğunu belirterek, “Netanyahu, Gazze’deki katliamları durdurmalı ve iki devletli çözüm ilkesine saygı duymalıdır. Bu tür açıklamalar, sadece gerilimi artırmaktadır” ifadelerini kullandı. Özhaseki, Türkiye’nin her platformda Filistin davasını savunmaya devam edeceğini söyledi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş: “Dünya Bu Soykırıma Sessiz Kalmayacak”
Bakan Göktaş da Netanyahu’nun açıklamalarına tepki göstererek, “Gazze’de yaşanan soykırım karşısında bu açıklamalar, İsrail’in uluslararası hukuku hiçe saydığını ortaya koymaktadır. Dünya bu soykırıma ve Filistin halkının haklarının gasp edilmesine sessiz kalmayacaktır” dedi. Göktaş, bağımsız Filistin devletinin kurulmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Türk Kabinesi üyelerinin bu sert tepkileri, Türkiye’nin Filistin davasına ve iki devletli çözüm ilkesine olan bağlılığını bir kez daha gösterirken, İsrail’in bölgedeki politikalarına yönelik uluslararası eleştirilerin de bir yansıması olarak değerlendiriliyor.