ABD Başkanı Joe Biden’ın Orta Doğu ziyareti, İsrail ve İran arasındaki derinleşen gerilime odaklanarak önemli diplomatik adımlara sahne oldu. Ziyaretin en dikkat çekici çıktılarından biri, ABD ve İsrail arasında imzalanan ve İran’ın nükleer silah edinmesini engelleme taahhüdünü içeren “Kudüs Deklarasyonu” oldu.
Bu deklarasyonla birlikte, Biden yönetimi İran’ın nükleer programına karşı ‘tüm ulusal güç unsurlarını’ kullanma kararlılığını yinelerken, önceliğin diplomasiye verildiğini ancak askeri seçeneğin de masada olduğunu açıkça ifade etti. İsrail tarafı ise, İran’a karşı askeri eyleme hazır olduğunu daha güçlü bir dille vurgulayarak bölgedeki tansiyonu artırdı.
Biden’ın Orta Doğu Turu ve “Kudüs Deklarasyonu”
Ne Oldu?
ABD Başkanı Joe Biden, Orta Doğu turu kapsamında İsrail’i ziyaret etti. Bu ziyaret sırasında, ABD ve İsrail liderleri arasında İran’ın nükleer silah edinmesini engellemeye yönelik ortak bir deklarasyon imzalandı. Bu belge, Tahran’a karşı ortak bir cephe oluşturulduğunun sinyalini verdi.
Kimler Yer Aldı?
Deklarasyon, ABD Başkanı Joe Biden ve dönemin İsrail Başbakanı Yair Lapid tarafından imzalandı. Biden, İsrail’in güvenliğine olan bağlılığını net bir şekilde ortaya koydu.
ABD’nin Tutumu Ne?
Biden, İran’ın nükleer silahlara sahip olmasını engellemek için “tüm ulusal güç unsurlarının” kullanılacağını belirtti. Ancak, Washington’ın önceliğinin diplomasi olduğunu ve İran’ın nükleer silahlara ulaşmasını engellemenin en iyi yolunun diplomasi olduğunu da ekledi. Biden, gerekirse gücün kullanılabileceği mesajını vermekle birlikte, askeri seçeneğin son çare olduğunu vurguladı.
İsrail’in Pozisyonu Nasıl?
İsrail Başbakanı Yair Lapid, ABD ile “İran’ın nükleer programını engellemeye yönelik güçlü bir ortak taahhüt” imzaladıklarını duyurdu. Lapid, ABD’nin İran’a karşı askeri gücün kullanılabileceği yönündeki “kararlılığının hayati önem taşıdığını” belirterek, “İsrail’in, İran’ı durdurmak için harekete geçme özgürlüğünü koruduğunu” ifade etti. Bu sözler, İsrail’in gerektiğinde tek başına hareket edebileceği yönündeki niyetini ortaya koydu.
İran’dan Gelen Yanıtlar ve Uyarılar
Hamaney Ne Dedi?
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney, ABD’nin bölgedeki varlığını eleştirerek, Washington’ın İsrail’e bölgede bir “silah cephanesi” inşa etmesi için destek verdiğini iddia etti. Hamaney, ABD’nin bölgedeki varlığının istikrarsızlık ve terör getirdiğini savundu.
Askeri Yetkililerden Mesajlar
İran Devrim Muhafızları Komutanı General Hüseyin Selami, ABD ve İsrail’e yönelik sert uyarılarda bulunarak, İran’a yönelik herhangi bir askeri tehdide karşı “karşılık verme gücüne sahip olduklarını” vurguladı. Ayrıca, bir başka İranlı general, ülkesinin teknik olarak nükleer silah üretme kapasitesine sahip olduğunu ancak bu konuda bir karar alınmadığını belirtti. Bu açıklama, uluslararası toplumda endişeleri artırdı.
İran’ın Bölgesel Etkisi
İran Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani, Hizbullah’ın ve Gazze’deki Filistinli grupların İran’ın “güvenlik şemsiyesi altında” olduğunu iddia etti. Bu, İran’ın bölgedeki vekalet savaşlarındaki rolünü ve bu gruplara verdiği desteği bir kez daha gözler önüne serdi.
Bölgesel Güvenlik ve Uluslararası Tepkiler
İsrail’in Askeri Hazırlıkları
İsrail ordusu, Lübnan Hizbullahı ile simüle edilmiş bir savaşı içeren “Kuzey Kalkanı” tatbikatını gerçekleştirdi. Bu tatbikat, İsrail’in kuzey sınırındaki potansiyel çatışmalara karşı hazırlıklı olduğunu gösterdi.
ABD’nin Bölgesel Entegrasyon Hamlesi
ABD, İsrail’in Orta Doğu bölgesel güvenlik mimarisine entegrasyonu için çabalarını sürdürüyor. İsrail’in ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’na (CENTCOM) bağlanması, bu entegrasyonun önemli bir adımı olarak görülüyor.
Rusya ve Nükleer Anlaşma
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran nükleer anlaşmasının (JCPOA) yeniden canlandırılmasını hala desteklediklerini belirtti. Ancak, sürecin hala karmaşık olduğunu ve ilerleme kaydedilmesi gerektiğini vurguladı. İran ile nükleer anlaşma görüşmelerine P5+1 ülkeleri (ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin ve Almanya) devam ediyor.