Her yıl dünya genelinde 20 milyon kişiye kanser tanısı konulurken, Türkiye’de bu sayı endişe verici bir şekilde 240 bine ulaşıyor. Kalp-damar hastalıklarının ardından dünya genelinde en sık ikinci ölüm nedeni olan kanser, yaşam boyu her 5 kişiden birinin karşılaşabileceği ciddi bir sağlık sorunu olarak önümüzde duruyor. Bu çarpıcı veriler, hastalığın hem küresel hem de ulusal düzeydeki ağırlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Türkiye ve Dünya Geneli Kanser İstatistikleri
Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, kanser vakaları her geçen gün artış gösteriyor. Ülkemizde her yıl yaklaşık 240 bin yeni kanser tanısı konulurken, dünya genelindeki yeni vaka sayısı 20 milyonu buluyor. Bu rakamlar, kanserin sadece bireysel bir sorun olmaktan çıkıp, tüm toplumları ilgilendiren küresel bir halk sağlığı meselesi haline geldiğini gösteriyor.
- Yaşam Boyu Risk: Her 5 kişiden 1’i yaşamı boyunca kansere yakalanma riski taşıyor.
- Ölüm Oranları: Kanser, dünyada erkeklerde her 9 kişiden 1’inin, kadınlarda ise her 12 kişiden 1’inin ölümüne neden oluyor.
- Önde Gelen Ölüm Nedeni: Kalp-damar hastalıklarından sonra en sık görülen ikinci ölüm nedeni olması, kanserle mücadelenin aciliyetini vurguluyor.
Kanserin Nedenleri ve Önlenmesi Mümkün Mü?
Uzmanlar, kanser vakalarının önemli bir kısmının önlenebilir olduğunu belirtiyor. Araştırmalar, kanserlerin yaklaşık %30 ila %50’sinin sigara ve alkol kullanımı, sağlıksız beslenme, fiziksel aktivite eksikliği ve hava kirliliği gibi değiştirilebilir risk faktörleriyle ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.
Başlıca Risk Faktörleri:
- Tütün ve Alkol Kullanımı: Kanser riskini artıran en güçlü faktörlerin başında geliyor. Sigara, akciğer, gırtlak, ağız, yemek borusu gibi birçok kanser türüyle doğrudan ilişkiliyken, alkol de karaciğer, meme ve sindirim sistemi kanserleri riskini artırıyor.
- Sağlıksız Beslenme ve Fiziksel Aktivite Eksikliği: İşlenmiş gıdalarla zenginleştirilmiş, meyve ve sebzeden fakir beslenme biçimi ile hareketsiz yaşam tarzı, obeziteye yol açarak kolon, meme ve pankreas kanseri riskini artırıyor.
- Çevresel Faktörler: Hava kirliliği, ultraviyole (UV) radyasyon ve bazı kimyasal maddelere maruz kalma da kanser gelişiminde rol oynuyor.
Erken Tanı Hayat Kurtarır
Kansere karşı mücadelede erken tanı, tedavinin başarısını önemli ölçüde etkileyen kritik bir faktördür. Hastalığın erken evrelerde teşhis edilmesi, tedavi seçeneklerini artırırken, iyileşme şansını da yükseltmektedir. Bu nedenle, düzenli sağlık kontrolleri ve tarama programlarına katılım hayati önem taşımaktadır.
Türkiye’de Sağlık Bakanlığı, kanserle mücadele kapsamında önemli tarama programları yürütmektedir:
- Meme Kanseri Tarama Programı: 40-69 yaş arası kadınlara mamografi çekimi.
- Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Tarama Programı: 30-65 yaş arası kadınlara HPV testi ve smear testi.
- Kolorektal (Kalın Bağırsak) Kanseri Tarama Programı: 50-70 yaş arası erkek ve kadınlara gaitada gizli kan testi ve belirli aralıklarla kolonoskopi.
DSÖ’nün 2025 yılına kadar bulaşıcı olmayan hastalıklardan (BOH) kaynaklanan erken ölümlerin %25 azaltılması hedefi doğrultusunda, Türkiye de bu hedefe ulaşmak için çalışmalarını sürdürmektedir. Bu hedefe ulaşmada yaşam tarzı değişiklikleri ve düzenli taramalar kilit rol oynamaktadır.
Ne Yapmalı? Yaşam Tarzı Değişikliklerinin Önemi
Bireysel düzeyde kanser riskini azaltmak için atılabilecek adımlar oldukça belirgindir:
- Sağlıklı Beslenme: Bol miktarda meyve, sebze ve tam tahıllı ürünler tüketmek, işlenmiş gıdalardan uzak durmak.
- Düzenli Fiziksel Aktivite: Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta veya 75 dakika yüksek yoğunlukta egzersiz yapmak.
- Tütün ve Alkolden Uzak Durmak: Sigara içmemek ve alkol tüketimini sınırlamak veya tamamen bırakmak.
- Güneşten Korunma: Aşırı güneşe maruz kalmaktan kaçınmak ve güneş koruyucu kullanmak.
- Düzenli Sağlık Kontrolleri: Belirlenen yaş grupları için sunulan kanser tarama programlarına katılmak.
Kanserle mücadele, sadece sağlık kuruluşlarının değil, tüm toplumun ortak sorumluluğundadır. Bilinçli yaşam tercihleri ve düzenli kontrollerle bu ciddi hastalığın önüne geçmek mümkündür.